Ebeveyn İzinlerinde Büyük Farklar

Politika notu, ücretli ebeveyn izinleri, çocuk bakım hizmetleri ve bunların uygulanmasındaki devam eden eksiklikleri gözler önüne sererken, ailelere destek sağlayacak ve bakım yükümlülüklerinin daha adil bir şekilde paylaşılmasını mümkün kılacak reform önerileri sunmaktadır. Babalar, bakım sorumluluklarını paylaşmak istiyor ancak bunun için zamana ve desteğe ihtiyaç duyuyor. Erkekleri ve erkek çocuklarını eşitliğin savunucuları haline getirmek amacıyla çalışan uluslararası bir araştırma ve savunuculuk kuruluşu olan Equimundo’nun 2026 yılında gerçekleştirdiği araştırmaya göre, 16 ülkede yer alan 8 bin ebeveyn ve bakım verenin katılımıyla yapılan çalışmada her 10 babadan 9’u çocuklarına ve sevdiklerine bakmanın hayatlarının en keyif verici yönlerinden biri olduğunu ifade ediyor.

* Babaların yüzde 89’u evde yaptıkları bakım faaliyetlerine, iş hayatındaki görevleri kadar değer verdiklerini belirtiyor.

* Ancak yüzde 87’si ihtiyaç duydukları desteğin tamamını alamadıklarını, yüzde 83’ü ise işverenlerinin esnek çalışma imkanı sunmadığını ifade ediyor.

* Araştırmaya katılan babaların yaklaşık üçte ikisi, kamuya ait bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması için vergilerin artırılmasına destek vereceklerini belirtiyor.

Babalara 25 Gün İzin

Annelere ve babalara tanınan ücretli ebeveyn izni süreleri arasında dikkat çekici bir dengesizlik söz konusu.

* 190 ülkede anneler, ortalama olarak babalara kıyasla yaklaşık 8 kat daha fazla ücretli izin hakkına sahip: anneler için 196 takvim günü, babalar için ise yalnızca 25 gün.

* Ülkelerin üçte birinden fazlasında (66) babaların yasal olarak ücretli izin hakkı bulunmuyor.

* Ücretli babalık izni sunan 124 ülkenin yarısında izin süresi iki haftadan daha kısa.

* İncelenen ülkeler arasında sadece dört tanesi anneler ile babalar arasındaki izin sürelerinde eşitliği sağlama yolunda ilerleme kaydedebilmiştir.

* Kadınlar ve kız çocukları hâlâ erkeklere oranla ücretsiz bakım ve ev işlerine günde 2,5 kat daha fazla zaman ayırıyorlar.

* 61 ülkede annelere sunulan ücretli izin süresi, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) belirlediği asgari standart olan 14 haftanın altında kalıyor.

* Altı ülkede anneler için herhangi bir ücretli izin güvencesi mevcut değil.

* Birçok aile kayıt dışı ve parçalı bakım çözümlerine başvurmak zorunda kalıyor; bu durum annelerin işe girişini, işte kalmasını ve kariyer gelişimini zorlaştırıyor.

* Ülkelerin 44’ünde üç yaş altındaki çocuklar için kurumsal bakım hizmetlerini düzenleyen herhangi bir yasal çerçeve bulunmamaktadır.

* Equimundo’nun 2023 yılına ait araştırmasına göre katılımcıların yaklaşık dörtte biri aynı anda hem çocuklara hem de yaşlı bireylere bakmakta olduklarını belirtmektedir.

En Dönüştürücü Yatırım

Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) Türkiye Ofisi, 29 Ekim Uluslararası Bakım ve Destek Günü dolayısıyla “Bakım Ekonomisi Neden Çağımızın En Dönüştürücü Yatırımlarından Biri? İşte Beş Neden” başlıklı yeni bir rapor yayınladı. Bu yayın, bakım ekonomisinin temel kavramlarını tanıtmanın yanı sıra bakıma yatırım yapmanın toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletmenin, insana yakışır işler yaratmanın, sosyal korumayı güçlendirmenin ve toplumların dayanıklılığını artırmanın en etkili yollarından biri olduğuna dair kanıtlar sunmaktadır. Temel veriler ve istatistiklerden hareketle yayın, erişilebilir, ekonomik ve kaliteli bakım sistemlerinin bireyler, topluluklar ve ekonomiler açısından neden önemli olduğunu beş ana gerekçe üzerinden ele almaktadır.

COP31 Gündeminde de Var

Geçen yıl Brezilya’nın Belém kentinde kabul edilen Belém Toplumsal Cinsiyet Eylem Planı (2026-2034), BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi tarihinde bakım emeğini ilk kez açıkça tanımlamıştır. Bu plan kapsamında ülkelerden iklim değişikliği bağlamında bakım emeğine ilişkin ulusal değerlendirmelerini Mart 2027’ye kadar sunmaları talep edilmektedir. Aynı zirvede oluşturulan Belém Adil Dönüşüm Mekanizması ise adil dönüşüm konusunu Sözleşme içinde ilk kez kurumsal düzeyde ele almıştır. Antalya’da düzenlenecek COP31’de UN Women çeşitli paydaşlarla birlikte bakım ekonomisini ve politikalarını toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden tartışacaktır.